ifade tasarımı
web PEN WHITE.png

yazılar

çok sevdiğim bir arkadaşım Murat İpek'ten alıntı ile 

"merak etmeyin ben yazarım"

google it!

Aynı örneği daha önce verdiysem kusura bakmayın ama daha çarpıcı bir durum vuku bulursa söz veriyorum bundan sonra onu anlatırım ama o zamana kadar geçerli darb-ı mesel budur:

UFC ünvan maçında 5 tane 5 dakikalık round boyunca neredeyse yarım saat MMA maçında dövüşmüş, kaşı açılmış, dudağı patlamış ve kafasında yumurta büyüklüğünde bir şişlikte kan toplanmış profesyonel dövüşçü şampiyon olduğu anda kendisine uzatılan mikrofona düşünmeden, tereddüt etmeden, 6 ayı bulan hazırlık kampı sırasında günde en az iki kere cehennemi yaşadığı antrenmanlar ve az önce sona eren 25 dakika boyunca da aldığı darbelerin etkilemediği bir ehemmiyetteki lafı ediyor “Beni feysbukta ve tivitırda takip edin”.

Bu adamın işi nedir? Para karşılığı karşısına rakip çıkan kim olursa olsun darp etmek ve pes ettirmek sureti ile üstün gelmek… İnsanların onu sosyal medyada takip ediyor olması ne işine yarayacak ya da dövüşmesine nasıl bir fayda sağlayacak herhangi bir fikri olan var mı? Ben söyleyeyim; daha fazla takipçi daha yüksek popülarite ile daha fazla bilet ve PPV (pay per view, satın al izle programlama) satışı sağlayacak bu da daha yüksek profil ve bütçeli sponsorlar demek. Yani tam anlamıyla hayatını kazandığı işi yapabilmesini sağlayacak bizim rızkını kazanmak dediğimiz şey.

Bu olayın gerçekleşme ve benim “vurucu örnek” dağarcığıma katılması yaklaşık beş altı yıl önceye dayanıyor. O zaman aklıma gelen ilk soru “Bu markaların ekrandaki paralı programda zikredilmesi, reklama girmiyor mu?” Bugün artık markaların reklam mecrası haline gelen sosyal medyada yer aldığını herkes bağıra bağıra söylemek için elinden geleni yapıyor. Alınan (ya da satın alınan) “like”lar için, takipçiler için markalar savaş veriyor. Eğer hayatınız boyunca bir baltaya sap olamadıysanız ama artık elimizin bir uzantısı haline gelen o akıllı telefon ya da tabletten yazdığınız yamuk laf, çektiğiniz fotoğraf onbinlere anında ulaşıyorsa ve bu insanlar sizin ehliyetinizi sorgulamadan adam yerine koyup takip ediyorlarsa bunu paraya dönüştürmek sadece pazarlama yeteneğinize bağlı.

Geçen hafta bir mekanda yemek yediğim sırada yan masamda yapılan toplantıya ister istemez kulak misafiri oldum ve konuşulan konu az önce anlatıkklarımı doğrulayan nitelikteydi. Tam anlamıyla ne idüğü belirsiz biri sadece insanlar onun hesabını takip ediyor gibi göründüğü için “kanaat lideri” rolünü kendine uygun görmüş ve hükmettiğini hissettiği bu onbinlerce kişinin okuyup okumadığından ya da mesajın hedefe ulaştığından asla emin olunamayacak bir kuyuya taş atıp markaların talepleri doğrultusunda belirlenen bir piyasanın rayiçine göre aldığı (bence) uçuk ücretler karşılığı kendi deyimiyle “çaktırmadan” reklam yaparak para kazanıyordu.

Siz şimdi düşünün kimleri takip ediyorsunuz diye onlara para kazandırıyor ve sürüdeki koyunlar gibi, olduğunuz insan değil teşkil ettiğiniz rakam olarak değerlendiriliyorsunuz.

Eğer birşey öğrenmek isterseniz internet öncesi olmayan bir zenginlikte bilgi kaynağını herkese eşit olarak sunuyor. İnternetin kullanımı da insanların beyin kullanımları ile paralellik gösteriyor. Bazen şaşırtıcı düzeyde bazen şaşırmış düzeysizlikte.  

Arkın Çelik